İhtiyaç mı Estetik Kaygı mı?

İlk çağlardan bu yana insanlar her daim kendilerini ifade etmenin yollarını aramış ve bulduğu her yolla yaratıcılığını sergilemiştir. Kimi mağara duvarlarına, kimi tuvallere, kimi notalara kimiyse gıdalara yansıtmıştır hayatlarını. Başlarda sadece gündelik hayatı anlatmaya ya da kaydetmeye yönelik olan bu sanat anlayışı zamanla estetik kaygılarla birleşerek tamamen farklı bir hale gelmiştir ve günümüzdeki sanat formlarına evrilmiştir.

 

 

 

Etrafımda mağara yok ne yapmalıyım?

            Öncelikle sakin ol ve beni takip et, hayatın sırlarını vereceğim hem de bedava. Sanat kendini her an, her yerde gösterebilir. Yeterki içinde onu görme isteği olsun. Tek bir kağıt-kalem, basit bir blok flüt (İmparator İbrahim Tatlıses’ in de bu konuda çok güzel bir sözü vardır hatta: “Ne kadar ulen bir flüt?!?!“) yahut bir bilgisayar bile yeterli olacaktır kendini anlatmana. “Bilgisayar mı?” Dediğini duyar gibiyim ve evet, bilgisayar.

 

 

 

Teknolojiye ayak uydur!

            Teknoloji çağında yaşıyoruz ve artık birçok önemli işi bilgisayar başından 1 dakikada halletmek fazlasıyla mümkün. Kolaylıkla atamadığınız/alamadığınız mail; izleyemediğiniz film; yapamadığınız ödev; ödeyemediğiniz fatura var mı?( Evet,Bin lira elektrik faturası ödemek zor tabi ben de biliyorum. Hem de ödedim oradan biliyorum ama anlatmaya çalıştığım bu değil. Konuya odaklan çekirge!) Bu kadar kolaylık hayatımıza girmişken tabiî ki sanatsal kaygılarımız ve çalışmalarımız da kusursuz şekilde teknolojiyle birleşmiş durumda. Müzik yapma programı, çizim programı gibi birçok yazılım ürünü elimizin altında. Dolayısıyla artık somut mağara duvarlarına, tuvallere, enstrümanlara yahut gıdalara o kadar da ihtiyacımız yok estetik kaygılarımızı tatmin ederken.

 

 

 

 

 

Sanal şeker hamuru mu bulalım yani hocam?

   E bul bir zahmet sevgili dostum. Ekmek elden, su gölden ne güzel yaşıyorsun ha!?!? (Tamam, özür dilerim. Fazla tepki verdim bir an gel birlikte bir butik pasta yapıp barışalım. Tamam, sanal şeker hamurunu da ben bulacağım. Hadi yine iyisin.) Şimdi, aslında durum şu şekilde. Tabi ki normal şartlarda sanal gıda alamayız bir dükkandan. (Bildiğim kadarıyla alamayız yani ama bulan olursa beni de çağırsın) Buna rağmen, pastacılığın zorlukları, yüksek dikkat gerektiren yapısı, barındırması mecburi olan titizlik göz önünde bulundurulduğunda teknoloji bir daha imdadımıza yetişiyor ve bize son derece titiz şekilde ve yüksek eğlence dozuyla oynayabileceğimiz online pastacılık oyunları sunuyor.

 

 

 

 

 

 

 

Her oyun da oynanmaz ama şimdi. Pastacılık oyununun iyisi nasıl bulunur ki?

            Dedin değil mi içinden? Deme işte. Ben sana yardım için buradayım. “Kendi butik pastanı nasıl en temiz, en eğlenceli şekilde yapabilirsin?” sorusu en önemli ikinci sorumuz. Birincisiyse hiç şüphesiz,” online olarak tasarladığın o butik pastaya nasıl sahip olabilirsin?” İşte bu soru, olayları eğlence boyutundan çıkarıp endişe boyutuna getiriyor. Hayalindeki o harika butik pasta artık önündeki ekranda ve onu oraya getirebilmek için çok uğraştın ama ne olacak şimdi? Bilgisayarı kapattığın anda kaybolup gitsin mi? Elbette hayır! Hangi zalim buna izin verebilir ki zaten?:)

Tam da sen üzülme diye oturduk ve uzun uzun düşündük. Ne yapabiliriz de butik pasta tasarlamaya gönül vermiş dostlarımızı hayal kırıklıklarından kurtarabiliriz dedik ve iCaked Online Pasta Tasarlama Editörü “  nü geliştirdik. Envai çeşit süsü ve objeyi kullanarak hayalindeki pastayı yap, kaydet ve sipariş et. Hem sen kendi sanat ürününün tadını çıkar hem de diğer milyonlarca kullanıcı senin eserini görsün 🙂 ve tüm bunlar için ihtiyacın olan tek bir adres var: https://www.icaked.com/Editor

 

  Bedavaya hayatın sırrını vereceğim demiştim. Sanat ruhun gıdası şimdi, unutma. Kendi sanat ürününle artık istediğin kadar beslersin de sen şimdi ruhunu(Bedenini de besleyebilmenden bahsetmiyorum bile kendi butik pastanla). Gelecekte ünlü bir butik pasta tasarlayıcısı falan olursan bu yazar kardeşini de unutmazsın artık… Unutmazsın değil mi? Beni korkutuyorsun sevgili okur…. Bağır, çağır, yorum at ama susma 🙁

 

Views 794
Likes 3

icakedblogadmin

Bütün yazıları gör

16 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir